Sanatı, ‘yaratma’ olarak alan anlatımcılar; bunların en ünlüleri İngiliz Collingwood, İtalyan B. Croce ve Fransız; Ducosse.
Bunların savına göre anlatım, bir adlandırma değildir. Yaratılan şeyin adı yoktur. Burada sanatçı, senin benim bilmediğim birşeyi yansıtır. Adını sen koyarsın. Bir başkası, başka bir ad koyar.
İkinci önemli özellik; yaratma, sanat eserinin doğmasından önce yoktur.
B. Croce’de Sanat :
Croce’ye göre, anlatma işi başlamadan herhangi bir duyu yoktur. Duyu anlatılmaya başlanıldığı andan itibaren ortaya çıkar, somutlaşır.
Üçüncü özellik; yine Croce’ye göre anlatım, anlatıcının bir ihtiyacını karşılamak için anlatım.
Yine Croce’ye göre sanat; yaratıcı imgelemle ortaya çıkar. Ama bu yaratıcılık akıl yoluyla değil, sezgi yoluyla (sezgisel imgelem). Sezgisel imgelem ne kadar tikel olursa, o sanat eseridir. Tamamen kendine özgü olacak ve sanatsal bir anlatım olacak.
Croce’ye göre sanatın oluşumu:
1-Tarihsellik; belli bir oluşum haline gelinceye kadar geçen süreç.
2-Gözlemcilik; bu oluşum sürecinin adım adım izlenmesi. Croce bu görüşüyle, sanatta metafiziğin olmadığını göstermeye çalışır. Ona göre, tüm sanat insan tarafından bir oluşumla var. Oluşum, insan ruhunun sonsuzluğunda meydana gelen çatışmalar, anlaşmazlıklar…durumunda görülen bir hal. Her şey insan ömrü boyunca oluşur. Oldu-bitti diye bir şey yoktur. Sanatın reel olması ancak ömrün bitmesi ile olur. Küçük çatışmalar, kaygılar…sonucunda gerçek açığa çıkıyor.
Gerçeğin 2 öğesi:
1-Oluşum sürecinden sonra tamamlanması.
2-Bir ifade şeklinde görülmesi, söylenmesi. Kaygıyı içimizde çözümlediğimiz an sanat gerçekleşir. Bu oluşum aşamasında insanın hayatı son bulur.
Croce’ye insanın yaşamının somutlaşması; insanın sonsuz oluşum anında küçük küçük şeyleri gerçekleştirmesi ile somutlaşır.
Croce’ye göre iki bilgi türü vardır:
1-Ruhun akıl tarafından gelen; ‘mantıksal bilgi’.
2-Sezgi yanından gelen; ‘sezgisel bilgi’.
Mantıksal bilgi; izlenebilir, tekrarlanabilir olgulardan türer. Bu bilgi evrenseldir.
Sezgisel bilgi; bireyseldir. Croce, bu bilginin eyleme dönüşmesine, ‘sanat’ diyor.
Croce’de imgelem yetmiyor, gerçekleşmesi lazım. Sanat eserinin biçim ve öz olmak üzere iki öğesi vardır. Sanat özünden soyutlandığında ortadan kalkar.
Collingwood’a göre ise yaratıcının duyguları önemli ancak bu duygular psişiktir. Akılsal duyumculuk, sanat değildir. Sanatçı, psişik duygularını önce kendi anlar sonra anlatır.
Çok teşekkürler yardımcı olduğunuz için :)
YanıtlaSilBirilerine yardımım dokunduysa ne mutlu bana :)
Sil